Somatoform Bozukluklar

Somatoform bozukluklar çeşitli psikolojik problemlerden oluşan bir gruba işaret eder. Bu grubun belirleyici özelliği yaşanılan belirsiz bedensel belirtilerdir. Belirtilerin belirsiz olarak adlandırılmasının sebebi çeşitli muayeneler sonucunda sorunu açıklayabilen herhangi bir hastalığa rastlanamıyor olmasıdır. Bu belirtiler arasında sırt, uzuv ve eklemlerde ağrılar, mide bulantısı, solunum güçlüğü, karın şişkinliği, baş dönmesi ve ağrıları bulunur. 

İnsanların çoğunda dönem dönem sebebi bilinmeyen ağrılar ya da şikayetler olabilir. Ancak bu şikayetler giderek artıyor ve kişinin hayat kalitesini olumsuz yönde etkiliyorsa somataform bozukluktan şüphelenmek yerinde olacaktır. 

Somatoform bozukluklar oldukça sık görülen psikolojik problemlerdendir. Her 100 kişiden 12’si hayatının bir döneminde herhangi bir somatoform bozukluk yaşamaktadır. Somatoform bozukluklarla ilgili ilginç olan ve dikkat edilmesi gereken konu ise kadınların erkeklere oranla 2 kat daha fazla risk altında olmasıdır. 

Bozukluğun Farklı Türleri

Somatoform bozukluklar farklı şekillerde görülebilir. Bazı kişiler birbirinden farklı ve çok sayıda belirsiz bedensel rahatsızlık yaşıyor olabilir. Örneğin, hazımsızlık (ishal yada sindirim sorunaları), ağrılar ya da kalp/damar sorunları (kalp çarpıntısı) gibi sorunlar somatizasyon bozukluğuna işaret edebilir. 

Ağrı bozukluğu ise farklı bir tür olarak ele alınabilir. Ağrı bozukluğu yaşayan kişiler vücutlarının belli bölgelerinde şiddetli ve süreğen (aralıksız) ağrılar hissederler. Bu ağrılar genellikle bedensel bir rahatsızlık yaşandıktan sonra ortaya çıkar. Örneğin, kişi bel fıtığı geçirmiş ve tedavi edilmiştir. Ancak ağrılar tedaviye rağmen devam etmektedir. 

Hipokondriyak bozuklukta ise kişiler ağır bir hastalığa yakalanmış olma korkusu yaşamaktadırlar. Kişiler yaşadığı bedensel belirtileri de bu hastalığın işareti olarak yorumlarlar. Sorun ne olursa olsun sürekli muayene olmak rahatsızlığın geçici olarak giderilmesini sağlar. Bu da uzun vadede durumu daha kötü bir hale getirir. 

Somatoform Bozukluğun Nedeni?

Somatoform bozukluğun neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Bozukluğun ortaya çıkışında çeşitli faktörlerin etkileşimine gerek duyulmaktadır. Somatoform bozukluk yaşayan kişiler normal vücut işlemlerini daha şiddetli algılama eğilimindedir ve bunları bir hastalığın belirtisi olarak görürler. Rahatsızlığın tetikleyicisi kişiden kişiye farklılık gösterir ve bunlar belli bir bedensel tepkiye neden olur. Bedensel tepkiler de sempatik sinir sisteminin harekete geçmesine neden olur ve böylelikle kişi kaygı tepkileri gösterir. Kalp atışları hızlanır, mide ağrıları yaşanır ve gerginlik ortaya çıkar. Kişi bunların ne anlama geldiğine ya da hangi rahatsızlığa işaret ettiğine dair yorumlar yapar. Kişinin dikkatinin rahatsızlığa odaklanmasıyla beraber de rahatsızlığın şiddeti giderek artar. 

Bu tür rahatsızlıklarda sorunun sürmesine neden olan durumlardan biri ise kişinin kendi davranışlarıdır. Kişi yaşadığı sorunun nedenini bulmak için sürekli olarak doktor muayenesine başvurur. İlk dönemlerde doktor muayeneleri sonucunda kişi önemli bir hastalığı olmadığının öğrenilmesiyle beraber rahatlar. Ancak, bir süre sonra doktor muayeneleri kişiyi rahatlatamaz hale gelir ve sıkıntının şiddeti de artar. Bu kez de sorunun doktorların bulamadığı bir hastalıktan kaynaklandığı yorumları devreye girer. 

Somatoform bozukluk yaşayan kişilerin dikkati kendi vücutlarına yönelmiştir ve kaçınmaları oldukça artmıştır. Ağrı yaşamamak için fiziksel aktivitelerden kaçınma sıklıkla görülür. Kaçınmalar kısa süreli fayda sağlarken uzun vadede sorunun sürmesine ve hatta daha kötü bir hale gelmesine neden olur. Kişinin hayat kalitesinde de ciddi bir bozulma ortaya çıkar. 

Somatoform bozuklukların üstesinden gelmek için çeşitli tedaviler ve terapiler kullanılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi bu alanda etkinliği kanıtlanmış terapi yöntemlerinden biridir ve somatoform bozuklukların çözümüne yönelik geliştirilmiş bir modülü bulunmaktadır. Çoğu psikolojik sorunda olduğu gibi Bilişsel Davranışçı Terapinin ilaç tedavisine yakın bir etkinliği vardır. Ancak, Bilişsel Davranışçı Terapinin öne çıkmasının asıl sebebi kişiye yaşadığı sorunla nasıl baş edebileceğini öğretmesi ve olası nüksleri (tekrarlamaları) önlemesidir.