Çocuklarda Yeme Problemi

Organizmanın hayatını sürdürebilmesi için olmazsa olmazlardandır beslenmek. Ancak beslenmek, özellikle de çocuklarda, oldukça zor ve karmaşık olabiliyor. Yeme alışanlığı çocuğun gelişimsel döneminde bağımsızlığına, duygudurumuna, motor gelişimine, ailesiyle olan ilişkisine ve bireyselleşmesine ait bilgiler sunabilir.

Çocuk özellikle 2 yaşına adım atmadan hemen önce, yemek yememeyi yetişkinlere karşı ‘’hayır’’ demenin bir yolu olarak kullanabilir. Bu durumda ebeveynlerin telaşlanması, paniğe kapılması, korkması ve suçluluk duyması çocukta karşıt bir tepki olarak algılanacaktır doğal olarak. Öğünler esnasında ortaya çıkan bu durum gittikçe şiddetlenebilir ve yaratmış olduğu baskı taraflarca kolayca hissedilebilir. Karşılaşılan durumun kısır döngü halini almasıyla da çocuk giderek daha az yemek yeme eğilimine girebilir. ‘’Karşı koyma’’ durumu sadece yemek yememe sorunuyla da kalmayacaktır. Çocuğun uyku düzeni ve tuvalet alışkanlığı gibi düzenleri de bozulabilir.

Yaşa Göre Beslenme Alışkanlığı

Bebeklik dönemindeki yeme davranışı annenin sütünün yetersizliği ve alması gerekenden daha az besin almasından kolayca etkilenir. Bebeği anne sütüyle besleyemeyen yada yetersiz besleyen anneler hissettikleri suçluluk duygusu ile beraber çocuklarını daha fazla besleme çabası gösterebilir.

Yeme problemi özellikle 2-3 yaşlarda daha sık görülür. Bunun nedeni de çocuğun özgürlüğünü kazanmaya ve bireyselleşmeye gösterdiği çabadır. Ancak çocuğun her ne kadar bireyselleşme ve özgürleşme çabası ağır bassa da, çocuk anne ve babasından kopmak da istememektedir. 3-6 yaş arasında ise çocuk artık yiyeceklerin tadına önem verdiği farklı bir döneme giriş yapar. Bu dönemde çocuğun hep aynı şeyleri yemek istemesi ve yiyeceklerini seçmesi de sıklıkla görülen durumlardır. Bu dönemde çocuklar belirli meyvelere, şekerli yiyeceklere, et ve süt ürünlerine özellikle yönelebilir.

6 yaşından itibaren ise yeme problemi yaşayan çocuklar bu davranışları pekiştirmeye başlayacaktır. Bu da okul döneminde uygulanacak olan beslenme düzeninin oturtulmasını da zora sokacaktır.

Anne-Baba Etkisi

Anne babaların en çok sıkıntı yaşadığı dönemlerin başında gelmektedir çocuğun yemeyi reddettiği zamanlar. Bu dönemde çocuk yemekten kaçmaya çalışır, ağzında tutabilir ya da ağzından çıkarmaya çalışır.

Anne ve baba çocuğun yeme davranışında ciddi bir rol üstlenmektedir. Çocuğun peşinden elinizde tabak ile koşturmak işe yaramayacaktır, ki bu durum oldukça sık karşımıza çıkar. Ancak siz ne kadar yemeği çocuğun ağzına tıkıştırmaya çalışsanız da çocuğunuz yemeyi reddedecektir. Yememe davranışı aslında anne baba tarafından ortaya çıkarılır. Bu sorun da yine aile tarafından düzeltilebilir.

Anne ve babanın davranışları tutarlı olmalıdır. Böylelikle çocuk da çelişkili mesajlar almaz ve neyin onaylanıp neyin onaylanmadığını sağlıklı bir biçimde algılayabilir. Kontrol altına alınmayan ve çözülmeyen yememe davranışı çocuğun ‘’istediğimi yaptığınız sürece yemek yerim’’ algısını pekiştirebilir ve bu da istenmeyen bir durumdur. Sorun çözülmediğinde, çocuk hayatının ileriki dönemlerinde ilişki sorunları, yaşam kalitesinde azalma deneyimleyecek ve ben merkezci bir kişilik geliştirecektir. Bu da ‘’rüşvetçi’’ bir tavır takınmasına neden olabilir.

Lokmaları Ağızda Tutma

Ağzına verilen lokmayı uzun süreler tutan çocuklar bir şeylerin öcünü almak istiyor olabilir. Bu durumda aile anlaşmacı bir tavır ile yaklaşıp, sevgi bağını da kuvvetlendirmeli ve beslenme alışkanlığı konusunda prensipler belirlemelidir.

Yeme bozukluklarının tedavisi zorlayıcı olabilir. Dikkatli bir biçimde tedavi edilmediğinde ise çocuğun hayatının ilerleyen dönemlerinde daha ciddi problemler yaşamasına yol açabilir.

Çocuklarda yeme bozukluğunun giderilmesi için şu öneriler verilebilir:

  • Anne, baba yada kardeşler çocuğa yeme konusunda örnek olmalıdır.
  • Çocuğun kendi kendine beslenme alışkanlığı kazanması çocuğun özgüvenini arttırır. Çocuğun 1 yaşından önce sofrada beslenmeye başlaması bu konuda yararlı olabilir. Bu özgüveni arttırırken, çocuğa sorumluluk alıyormuş hissini de yaşatır.
  • Çocuk yemeyi reddediyorsa tehdit ve zorlamadan kaçınılmalıdır.
  • Çocuğun aralarından seçim yapılabileceği bir yiyecek yelpazesi sunulması çoğu zaman yararlı olur.
  • Yemek saatindeki tutumlar birbiriyle benzer olmalıdır.
  • Yemek saatleri neşeli geçmeli ve sofrada konuşulan konular ailenin tüm bireylerini ilgilendirmelidir.
  • Yemeğin hazırlanış şekline dikkat etmek de çocuğu yemeye özendirebilir. Yemeğin sunumunu özendirici kılmak da bu konuda yarar sağlayabilir.
  • Çocuğun oturduğu sandalyenin rahatlığı, yüksekliği, ve masaya olan uzaklığı çocuğun yemeğe ulaşmasını kolaylaştıracak biçimde olmalıdır.
  • Çocuğun iştahı göz ardı edilmemelidir. Eğer çocuk istenenden az yiyorsa bu konuda daha fazla zorlanmamalıdır.
  • Davranışlar dengeli, uyumlu ve disiplinli olmalıdır.
  • Yemek yerken çocuğun TV karşısında olması yada kucakta beslenmesi gibi durumlardan kaçınmak önemlidir.
  • Çocuğun aç kalmasına izin verin. Çocuk bir süreliğine aç kaldığında enerjisini tam anlamıyla kaybetmeyecek yada güçsüz düşmeyecektir. Ki acıktığında da yemek yeme isteğini belirtecektir.
  • Öğünlerin sırasına ve aralığına dikkat edin. Öğün aralarında çocuklara atıştırma fırsatı vermeyin.
  • Masada yemek için bir süre belirleyin ve bu sürenin çok fazla dışına çıkmayın.
  • Eğer çocuk belirlenen sürede yemeğini bitiremiyorsa yada bitirmek istemiyorsa sofrayı kaldırın.
  • Gün içerisinde uygulayacağınız bir yeme rutini belirleyin ve buna sadık kalın.
  • Şeker, çikolata yada tatlı gibi arzu edilen yiyecekleri yemek bittikten sonra verin.
  • Anne ve baba çocuk yemek yemediği zamanlarda kendilerini veya birbirlerini suçlamamalıdır.
  • Çocuğun yemek sırasındaki olumlu davranışları da sözel olarak pekiştirilmelidir.
  • Çocuğun gün içerisinde sürekli atıştırmasının önüne geçilmelidir. Eğer çocuk bu konuda çok fazla diretiyorsa farklı oyunlarla yada benzeri uygulamalarla dikkati farklı yönlere çekilmelidir.
  • Çocuğa çeşitli besinlerin tüketildiği örnekler gösterilmelidir.
  • tabağın küçük bir kısmında sebze olması ve çocuğun bunları da tüketmesinin özendirilmesi çocuğun sindirim sistemi sorunlarının önlenmesi için gereklidir.
  • Anne ve baba çocuğun yeme alışkanlığı konusunda sevdiği ve rahatsızlık duyduğu şeyleri çocuğa yumuşak bir dille iletmelidir.
  • Çocuğa ‘’hadi benim için ye, hadi onun için ye’’ demek yeme konusunda bir yarar sağlamayacaktır.
  • Yemeğin kendisi için hazırlandığı ve eğer bunların tadına bakarsa ebeveynlerini mutlu edeceği de çocuğa hissettirilmelidir.

Duygusal Şantaj Çocuğa Zarar Verir

”Yemeğini yemezsen üzülürüm, ağlarım” gibi kalıplar duygusal şantajdır. Bu durumda çocuğun kafasının karışması ya da istemediği davranışları sırf ailesi istiyor diye sergilemek zorunda hissetmesi oldukça normaldir. Bu da çocuğun bilişsel, duygusal ve davranışsal yapısını zedeleyebilir. Çocuk, yaşı ilerledikçe kendisini ifade edemeyen, iletişim sorunları yaşayan ve beklentilerini doğrudan ifade edemeyen bir birey haline gelebilir.

Psikolojik Danışman Göksel AKKAYA