Cinsellik Nedir?

Cinsellik insanoğlunun doğasında vardır ve üremeyi teşvik etmektedir. Organizmanın yani canlıların, evrimsel açıdan bakıldığında, asıl amacı hayatta kalmayı başarabilmek ve genlerini üreme yöntemiyle gelecek nesillere aktarmaktır. Cinsellik, bazı toplumlarda tabu olarak görülürken, bazı toplumlarda ise çok daha normal karşılanır. İster tabu olsun, isterse rahatlıkla kabul görsün; cinsellik bir ihtiyaç ve amaçtır.

Cinsel sorunlar nasıl ortaya çıkar?

Günümüzde cinselliğin anlamı giderek değişmekte ve cinsel hayat da giderek renklenmektedir. Ancak bu renklenmeye gölge düşüren sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle ”aile” yapısının temelinde de yer alan cinsellik stres, kaygı, depresyon, vb. sorunlardan da kolaylıkla etkilenebilmektedir.

Çiftler, bu gibi sorunların cinselliğe de yansıması ve etkilenmesi dolayısıyla da boşanmanın eşiğine gelebilmektedirler. Kişiler, nasıl özgürce yaşama hakkına sahipseler; cinselliği de özgürce ve doyasıya yaşama hakkına sahiptirler. Kadın veya erkek olmak bu yargıyı etkilememelidir.

Cinsellikte beklentilerin yükseltilmesi ve ”mükemmel” bir biçimde performe edilmesi yargıları da beklentilerin aşırı yükselmesine ve aşırı yükselen beklentilere ulaşamamakla beraber tatminsizlik ve mutsuzluk duygularına neden olabilmektedir. Medya ve sosyal medya gibi mecralarda karşılaşılan cinsel içerikler ve objeler olduğundan ”daha parlak” ve ”daha çekici” gösterilmekte ve bazı durumlarda bunlar hayatın gerçekleriyle çelişmektedir.

Ancak, ataerkil toplumun kültürümüz üzerindeki etkileriyle beraber, cinsellik tabu olarak görülebilmekte ve kişiler bu konular üzerinde konuşmaktan kaçınabilmektedirler. Ataerkil toplumlarda kadının evlilik dışı cinsel hayatı olması ”doğru” olarak görülmemekte; hatta bazı gelişmemiş ülkelerde ”kadın sünneti” uygulaması devam ettirilerek, kadının cinsel ilişkiden zevk almasının tamamen önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Cinsellik, kadın ve erkek arasında yaşanabildiği gibi, erkek-erkek ve kadın-kadın arasında da yaşanabilir. Bu oldukça normaldir! Kişilerin tercihlerine saygı duyulmalı ve bu tabu yıkılmalıdır. Çoğu Avrupa ülkesinde de eşcinsel evlilikler anayasa tarafından korunmakta ve kişilerin hakları desteklenmektedir.

Ancak bazı durumlarda, kişiler cinselliği tam anlamıyla yaşayamadıklarından yada yeterli olamadıklarından şikayet edebilmektedirler. Vajinismus, erken boşalma, geç boşalma, ereksiyon problemleri, cinsel isteksizlik gibi problemler cinselliğin parlak renklerini gri ve siyah tonlara çevirebilmektedir. Durum böyle olunca da eşler arasında anlaşmazlıklar ve sorunlar artış gösterebilmekte ve duygusal ilişki zedelenebilmektedir.

Unutulmamalıdır ki; cinsel problemlerin çözümü mümkündür ve bu problemleri tabu olarak kabul ederek yaşamaya devam etmek veya bunları saklama çabası güderek yaşamak zorunda değilsiniz. Daha keyifli, daha huzurlu ve daha zevkli bir hayat sürdürmek her zaman mümkündür. Kısa süreli aksamalar oldukça normaldir ve herkesin başına gelebilir ancak süregelen cinsel problemler yaşadığınızı düşünüyorsanız, Elegant Psikoloji’nin kapılarının size her daim açık olduğunu unutmayınız.